Menu
RSS

Kuzeyde Bir Bıçak Yarası

 

20.04.2015 tarihinde çekilmiştir.

 

Kuzey Ormanları; Kuzey Marmara bölgesinin rant hırsıyla yenile yenile bir parçacık bırakılmış orman parçasıdır. Orman alanları, kumullar, barajlar, bentler, tabiat parklarının bulunduğu aynı zamanda içme suyu, kullanma suyu ihtiyacını karşılayan su havzalarını barındıran, çok çeşitli bitki ve hayvan türlerine ev sahipliği yapan ve kuzeyimizde sıkışıp kalmış bu yeşil koridor; 3. Köprü ve bağlantı yollarının, 3. Havalimanı, Kanal İstanbul ve yaratmak istenilen yeni kuzey şehri gibi projelerle tam bir kuşatma altındadır. İstanbul, elinde kalan son doğal alanlarını bu talan projeleriyle birlikte tamamen kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyadır.

 

 

20.04.2015 tarihinde çekilmiştir.

 

3. Köprü bir ulaşım değil, rant projesidir.

 

İnşaatı devam eden, ayakları tamamlanan ve güzergahı Garipçe-Poyrazköy olarak belirlenen 3. Boğaz köprüsü ve Kuzey Marmara Bağlantı yol çalışmaları Kuzey Ormanlarına ciddi bir kesik atmaktadır. Binlerce ağacın kesildiği 3. Köprü ve bağlantı yolları inşaatının, Kuzey ormanlarına ve dolaysız biçimde kentte yaşayan bizlere tahribatı çok büyük olacaktır. Özellikle ilk iki boğaz geçiş köprüsü göstermiştir ki, İstanbul’da alınacak bir ulaşım kararı, arazi kullanım kararlarından bağımsız düşünülemez. Özellikle FSM Köprüsü inşaatı sonrası kontrolsüz biçimde yayılan kentin gelişme biçimi, tehlikeyi açıkça göstermiş ve kentin anayasası sayılan Çevre Düzeni Planı’nda da doğu ile batı arasında sürekliliği karayolu ile sağlayan bir boğaz geçişinin olumsuz sonuçları öngörülmüş ve tekrarlanmaması vurgulanmıştır. Aksi takdirde 1. ve 2. köprü geçişleri sonrası yaşadığımız bu plansız kentsel gelişim, 3. Köprü geçişi sonrasında bu kez daha da kuzeye taşınacaktır. Şuan karşı karşıya olduğumuz tehdit tam da budur. Kentin kuzeyindeki doğal değerler, kırsal yerleşim alanları, köyler, kıyı yerleşimleri yoğun bir nüfus ve yapılaşma baskısı altına girecektir.  

 

 

 

Kuzey Ormanları, ürettiği temiz hava ve kuzeyden güneye esen hakim rüzgarlar sayesinde kentin hava ve yaşam kalitesini artırmakta, kentin su ihtiyacını karşılayan su havzalarına ev sahipliği yapmaktadır. Ancak büyük kısmı bu havzalar üzerinde bulunan bağlantı yolları İstanbul’un içme suyu rezervlerinin üzerinde yoğun yapılaşma baskısı yaratacaktır. Kuzey ormanlarını yararak geçecek bağlantı yolları, yaban hayvanlarının yaşam alanlarını bugünden başlayarak parçalamakta ve kısıtlamaktadır. Her yağışın su baskını ve sel felaketine dönüştüğü, olası depremde yüz binlerce insanın yaşam savaşı vereceği, afet anında toplanma alanları AVM yapılmış, her yaz mevsiminde susuz kalma riski ile karşı karşıya kalınan, toprakları “deli” projelerin tehdidi altında yok edilmek istenen bir kentte yaşıyoruz. Bu kentin kuzeyinde, bu kentin yaşam kaynakları var. Gözümüz gibi bakacağımız Kuzey Ormanlarını savunmak için önümüzde bir mücadele var. Ormanı ağaç ağaç savunmaya devam. Aksi halde bu kentte yaşam cehennem olacak.  

 

 

20.04.2015 tarihinde çekilmiştir.  

Last modified onSalı, 03 Ekim 2017 15:30
back to top