Menu
RSS

Çınaraltı'nda organize tarih yağması!

abdullahagayalisi

 

AKP'nin yıllardır memleketin her köşesinde yürüttüğü tarih yağmasına ilişkin her geçen gün yeni bilgiler ortaya saçılmaya devam ediyor. 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarıyla başlayan süreç, AKP'lilerin kendi aralarında yaptıkları telefon konuşması kayıtlarının yayınlanmasıyla devam ediyor. 16 Mart Pazar günü, anonim bir youtube hesabından yayınlanan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanı Mustafa Varank'la ismi bilinmeyen bir AKP'li arasında geçtiği öne sürülen ses kaydında organize bir tarih yağması anlatılıyor.

 

İstanbul Boğazı'nda, Çınaraltı'nda tarihi eser niteliği taşıyan Abdullah Ağa Yalısı'nın, AKP'liler arasında bizzat Başbakan'ın da dahil olduğu bir sürecin ardından önce adı belirtilmeyen AKP'liye, ardından Bilal Erdoğan'ın yöneticisi olduğu SEGEV'e (TÜRGEV'in eski adı) verilmesi planlanmış; ancak söz konusu yapı, bilinmeyen bir nedenle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın akrabalarına peşkeş çekilmiş.

 

Ses kaydına göre söz konusu yapının yağma hikayesi yıllar öncesine uzanıyor. Restorasyonuna 1980'li yıllarda başlanan, Abdullah Ağa Yalısı'nın kullanım hakkı, Erkan Mumcu'nun Kültür ve Turizm Bakanı, Cemil Çiçek'in ise Adalet Bakanı olduğu dönemde, yani 2002-2007 arasında, Adalet Bakanlığı'na devrediliyor. Cemil Çiçek, birinci derece kültür varlığı olan yapıda tadilat yapılması için Koruma Kurulu'ndan karar çıkartarak ikinci dereceye düşürüyor. Ardından Adalet Bakanlığı yalıyı, Hakim ve Savcılar Evi olarak kullanmak üzere aylık 35 bin TL bedelle kiralıyor. 2011 seçimleri döneminde yalıda yeniden tadilat yapılması gündeme geliyor. Her odaya banyo-tuvalet konulması için Koruma Kurulu'ndan izin alınması gerekiyor. Koruma Kurulu izni vermeye yanaşmıyor ve tam bu sıralarda, telefon görüşmesinde ismi verilmeyen AKP'li, bizzat Başbakan'la yalının akıbeti hakkında görüşüyor. Başbakan kendisine, "Sinan hoca" olarak anılan, muhtemelen Koruma Kurulu'nda yetkili olan birine, tadilat izni vermemesi yönünde talimat iletmesini söylüyor. Tadilat izni alamayan işletmeciler yalının işletmesini bırakıyorlar. Yalı için Başbakan önce telefon konuşmasındaki ismi verilmeyen AKP'liye söz veriyor ve kendisinden, yalıyı kiraya vermek üzere "vakıf veya dernek ayarlamasını" istiyor. Ancak daha sonra söz konusu yalının, Bilal Erdoğan'ın yöneticisi olduğu SEGEV'e (TÜRGEV'in eski adı) verilmesi gündeme geliyor. AKP'liler arasında elden ele gezen ve kaderi bizzat Başbakan tarafından belirlenen yapı, son olarak Kadir Topbaş'a ihale ediliyor.

 

Tüm bu el değiştirmeler esnasında yalıda tadilatlar yapılırken bir yandan da İstanbul Boğazı'nın kanunsuz bir şekilde doldurulup beton döküldüğünü öğreniyoruz. Varank ve ismi verilmeyen AKP'li arasındaki görüşmede, "buna benzer 30-40 örnek olduğu", Kültür Varlıklarını Koruma Kurulları'nın tarih yağmasında aracı olarak kullanıldığı ve AKP'lilerin kendilerine ve yakınlarına tarihi yapıları peşkeş çektikleri bütün açıklığıyla itiraf ediliyor. AKP'nin kentlerimize, doğaya ve kültürel varlıklarımıza karşı işlediği suçlara her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Halkımız bu yağma düzeninin sorumlularından ve yağmaya aracılık edenlerden işledikleri suçların hesabını soracaktır!

 

17 Mart 2014

back to top