Menu
RSS

Sinop’ta kurulacak Nükleer Güç Santrali’nin yeri belirlendi

görsel sinop

 

11 Mart 2011 tarihinde Fukuşima’da gerçekleşen nükleer santral kazası ve etkilerinin sonucunda, Avrupa ülkeleri ve ABD nükleer güç santrallerini (NGS) kapatma kararı almışken, AKP hükümeti ısrarla ve gözü dönmüş bir şekilde Türkiye’yi nükleer bir felakete doğru sürüklemektedir. AKP’nin Sinop’ta kurmayı arzuladığı nükleer güç santrali için henüz herhangi bir bilimsel araştırma sonucu yayınlanmamışken, tesisin kurulacağı alan belirlendi. Akkuyu’da kurulması düşünülen santralin, NGS için uygun olmadığı yönündeki bütün uzman görüşlerini hiçe sayan AKP, benzer bir şekilde, Sinop için de bilimsel ve teknik araştırmalara göre değil, rant ve uluslararası çıkar ilişkilerine göre karar vereceğini göstermiştir.

 

Birgün gazetesinden Doğu Eroğlu’nun haberinde yer alan bilgiye göre, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında santralin kurulacağı bölge için anlaşma imzalandı. Bu anlaşmaya göre, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Sinop’un Abalı Köyü yakınlarındaki 1051 hektarlık orman arazisini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na devretti. Bakanlıklar arasında yapılan ilgili yazışmalar, santralin yapılacağı bölgenin çok daha önceden belirlendiğini gösterdi. Santral için belirlenen saha, söz konusu büyüklükteki bir NGS için yaklaşık olarak 15 kat daha fazla ve santral dışında kullanılacak olan bölgeye dair hiçbir bilgi verilmemekte. Dünya atıkların depolanmasına dair büyük sıkıntılar yaşarken, ülkeler arasında geçtiğimiz sene içerisinde yapılan antlaşmalara dair hiçbir bilgi verilmemişken söz konusu alanın ne amaçla kullanılacağı soru işareti yaratmaktadır.

 

Sinop’ta kurulması düşünülen NGS’de, İnceburun mevkiinden soğutma suyunun alınması ve sıcaklığı yükselmiş bir şekilde denize deşarj edilmesi düşünülüyor. Bu bölgede doğu – batı yönünde değişen farklı dip akıntılar mevcut ve bölge ekonomisi için denizcilik çok önemli bir geçim kaynağı. Deniz sıcaklığının yükselmesinin, deniz canlılığı açısından da olumsuz etkilerinin olacağı açık. Bu konuda TÜBİTAK MAM Araştırma Merkezi Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü bir takım çalışmalar yapmış olmasına rağmen kamuoyuna hiçbir açıklama yapılmadı.

 

Kurulması düşünülen santral için oluşturulan konsorsiyumun Japon ortağı Mitsubishi, yani Fukuşima’daki felaketin ortaklarından bir tanesi. Avrupa ülkeleri, ABD ve Japonya kendi ülkelerindeki nükleer santralleri kapatma ve en azından yenilerini kurmama kararı alırken, dünyada Ortadoğu, Afrika ülkelerine nükleer santralleri kaydırmaktadır. Ülkemiz ayrıca nükleer güç savaşlarında bölgesel açıdan kullanılmak istenmektedir. AKP hükümeti yine ülke ve bölge halklarını rant ilişkileri ve uluslararası politik güç ilişkileri karşısında tehlikeye atmaktadır.

 

Halkın tepkisinden korkan AKP hükümeti, ortada ne ÇED raporu ne de nükleer güç santralinin bölge için uygun olup olmadığını inceleyen ayrıntılı bilimsel raporlar yayınlanmadan işi oldubittiye getirmeye çalışmaktadır. Güvenlik açısından çok büyük tehditler barındıran, verimlilik açısından ve ekonomik olarak yenilenebilir enerji kaynakları ile karşılaştırıldığında büyük dezavantajlara sahip olan nükleer güç santralleri, tıpkı AKP hükümeti gibi miladını doldurmuştur. Miladını doldurmuş bir hükümetin, miladını doldurmuş projeler ile ülkemizi yıkıma götürmesine başta Sinop’lular olmak üzere halkımız izin vermeyecektir.

 

16 Mart 2014

back to top