Menu
RSS

1600 yıllık kilise kalıntısının üzerine türbe ve mescit

diyarbakir 06

 

Diyarbakır'da 2007 yılında ortaya çıkarılan 1600 yıllık Roma mimari tarzındaki Martoma Kilisesi'nin bulunduğu alanda türbe ve mescit inşaatına başlandı.

 

Kilisenin bulunduğu alan 1. derecede arkeolojik sit alanı ilan edilmesine rağmen inşaatı başlayan türbe ve mescidin önümüzdeki ay faaliyete girmesi planlanıyor. 2007 yılının Kasım ayında başlayan ve 20 gün süren kazılarda, 200 metrekarelik alanda ortaya çıkarılan mimari yapının, tarihi Ulu Cami yapılmadan önce yerinde bulunan Martoma Kilisesi'nin ek binası olabileceği düşünülerek durum Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'na rapor edilmiş ve rapor kurul tarafından onaylanmıştı.

 

Konu hakkında konuşan Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürü Metin Evsen, kayıtlarında söz konusu alanın Sultan Sasa türbesi ve mescidi göründüğünü, ancak yapılan kazılarda türbe ve mescit kalıntılarına rastlanmadığını belirterek, yaptıkları çalışmanın Kurul kararına uygun olduğunu söyledi. Mimarlar Odası Diyarbakır Şubesi Başkanı Necati Pirinçcioğlu ise, kazıda ortaya çıkan kilise müştemilatına ait tarihi kalıntıların bilinçli olarak tahrip edildiğini ve şimdi de üzerine türbe ve mescit yapıldığını öne sürerek bazı çevre ve vakıfların, "ortaya çıkan kalıntıların bilinçli olarak tahrip edilmesine koruma tedbiri almayarak göz yumduklarını" dile getirdi. Sultan Sasa Türbesi'nin söz konusu bölgeden 1925 yılında taşındığını söyleyen Prinçcioğlu, "Dünya'da 5'inci Haremi Şerif olarak kabul edilen Ulu Cami'nin hemen yanı başında mescide mi ihtiyaç var ki tarihi kalıntıların üzerine mescit yapıyorlar?" dedi.

 

Benzer örneklerini AKP iktidarı boyunca sürekli gördüğümüz "tarihi yapıları ihya etme" anlayışı yalnızca cami, türbe gibi İslam dinine ait yapılar için işletiliyor. Başta İstanbul olmak üzere ülkenin birçok yerinde, daha önce çeşitli nedenlerle yıkılmış olan cami ve mescitlerin betondan replikalarını yapmayı "tarihi koruma-ihya etme" olarak yutturmaya çalışan hükümet, arkeolojik kazılarla ortaya çıkarılan diğer tarihi eser kalıntılarını ise yerlerine otel, cami, AVM, mescit vs. inşa etmek için hiç çekinmeden, zaman zaman koruma kurulu kararlarını yok sayarak, yerle bir ediyor. Bu çarpık "koruma" anlayışına bir son verilmeli, ülkemizin tarihi zenginlikleri AKP'nin yağma düzeninin elinden bir an önce kurtarılmalıdır.

 

4 Şubat 2014

back to top