Menu
RSS

AKP'nin Toplumculuktan uzak düzeninde HES'ler

19 ocak ksg copy

 

Türkiye'de plansızlık, verimsizlik, doğaya olan saygısızlık, aşırı kar etme hırsları doğayı mahvetmekte, bunda en büyük paylardan birini de hidroelektrik santraller oluşturmaktadır. Her geçen gün bir HES karşıtı direniş haberini, HES'lerin doğayı katlettiği bir manzara resmini ya da bu yapılanları utanmadan "Evet HES'lerle ufak dereleri mahvediyoruz" diyerek doğrulayan çevre bakanı açıklamalarını görüyoruz. Peki, HES'ler neden böylesi bir sonuca yol açmakta? Buna üç temel neden sayabiliriz:

 

- Plansızlık: Türkiye'de havza bazında su kaynaklarının planlaması yapılmamaktadır. Her şirket kendi çıkarlarınca hareket etmekte; ekolojik, ekonomik, sosyal, kültürel, biyolojik, kimyasal, fiziksel, çevresel özellikler dikkate alınmamaktadır. Sorun kamusal çıkarlarla hareket etmeyen kuruluşların, uzun dönemli ve bütüncül yararları gözetmemesinden kaynaklanmaktadır. Enerji alanında, özellikle hidroelektrik santrallerinde, özel sektör varlığı toplum ve doğaya verdiği zararla yakıcı hale gelmektedir.

 

- Verimsizlik: Hidroelektrik potansiyel elektrik üretmek için yeterli olmakla birlikte, elektrik üretmenin bedeline yarattığı çevre tahribatı, yok ettiği diğer toplumsal kaynaklar da eklenmelidir. Üretilen enerjinin boyutu küçüldükçe, çevresel ve toplumsal zararlar ağır gelmektedir. 2013 yılında ülkedeki 420 adet HES'in içindeki 10MW altı HES'lerin sayısı 200'dür, yani %50 paya sahiptir. Fakat 10MW altı HES'lerin 22000MW'lık HES kurulu gücüne katkısı 900MW, %4 payı olmaktadır. Gelecekte 10MW altı HES'lerin sayısının 800'e çıkartılması hedeflenmekte, bu da enerji olarak katkısının az, verdiği zararın yüksek olması demektir. Eğer bu tablo önlenmezse Türkiye, resimdeki HES'ler tablosuyla karşılaşacaktır.

 

- Kar hırsı: AKP, iktidara geldiği 2002 yılından bu yana enerji alanında piyasacı bir düzen kurmaya çalışmıştır. Elektriğin fiyatını maliyet tabanlı bir belirlenimden piyasanın belirlenimine geçirmiştir. Yarattığı bu düzende elektriği doğalgazdan üretene de hidroelektrikten üretene de aynı piyasa ücreti ödenmektedir. Doğalgazdaki gibi yakıt masrafı olmadığından hidroelektrikten üretilen elektrikte maliyet çok düşük kar çok fazla hale gelmektedir. Son on yılda özel sektörün bir yağma şeklinde tüm su kaynaklarına saldırması işte bu fahiş kar hırsından kaynaklanmaktadır.

 

AKP'nin toplumculuktan uzak varlığı ülkemizde HES'leri doğa düşmanı bir hale getirmiştir. Kar hırslı bu düzene karşı çıkılırken, kamuculuk ve verimlilik merkeze alınmalıdır. HES'lerin yarattığı bu sonuçları geri döndürebilmek için ortaya çıkan tahribatın sorumlusu olan hükümet istifa etmeli, enerji üretimini piyasanın insafına terk eden politikalar durdurulmalıdır.

 

19 Ocak 2014

back to top