Menu
RSS

Basın Açıklaması: Biz bin ağaç dikelim… SİZİN “YOLUNUZ” BATSIN!

Biz bin ağaç dikelim…
SİZİN “YOLUNUZ” BATSIN!
ODTÜ arazisinde bulunan ağaçların Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından katledilmesi ve buna karşı oluşan tepkiler sonrasında Başbakan’ın sarf ettiği “yol için camiyi bile yıkarız” sözleri ve devamında yaptığı açıklamalar, AKP’nin cehaleti olarak asla yorumlanmamalıdır.
AKP daha önce sayısız kez yaptığı gibi bilinçli ve planlı olarak hayata geçirdiği kent yıkımını, dini öğeler ile toplumun tepkisinden korumak istemektedir.
Bundan birkaç ay önce Gezi parkına yapılması düşünülen kışla binasına, 3. boğaz köprüsü ve AOÇ arazisinde yapılan ağaç katliamına ve son olarak da ODTÜ’deki ağaçların kesilmesi ile başlayan tepkilerin yandaş medya tarafından “çevre duyarlılığı”na indirgenmeye çalışılması saçmalıktan ibarettir.
Halkımız, AKP’nin çevre düşmanlığından ötürü kentlerimizde yaptığı tahribatı çok iyi bilmektedir. Halkımız, bu başlıklarda yalnızca çevre konusunda hassas olduğu için değil AKP’nin dediğim dedik anlayışla, bilim ve teknikten uzak, halkın ihtiyaçları yerine sermayedarların ihtiyaçlarını gözeterek kentlerimizden geçirdiği “yollar” yüzünden tepki göstermektedir ve son derece haklıdır.
AKP’nin “yolları” medeniyet değil, yıkım ve talan getirmektedir;
 - ODTÜ ormanını talan etmek pahasına mahallelerin arasından sekiz şeritle geçecek ve Ankara trafiğine yeni ve yoğun yollar kazandırmaktan başka bir işe yaramayacak yollar,
 - İstanbul’un geleceğini karartan 3.Köprü ve Kuzey Anadolu Otoyolu,
 - AOÇ’nin kalbinden geçen yol ve bağlantı yolları,
 - Bir dalgada yerle bir olan Karadeniz Sahil Yolu,
 - Trafik sıkışıklığında saatlerce beter koşullarda gidilen yollar,
 - Bir yağmurda çamur denizine dönüşen, şehrin içinde insansız caddeler yaratan “batçık”lar,
 - İnşaatları yıllardır bitmeyen, göçüklerinde insanlarımızın öldüğü Ankara metrosu,
 - Her durağı bir AVM’ye açılan ama emekçi mahallerine ulaşmayan metro inşaatları,
 - Planlamadan yoksun yapılan ve bütün akıl dışılıklarına rağmen halkımızın mecbur bırakıldığı yollar,
 - Pamukova’da raydan çıkan ve onlarca yurttaşımızın ölümüne neden olan hızlı tren demiryolu,
 - Reklam malzemesi olacak diye imalatı tamamlanmadan açılmaya hazırlanan Marmaray, tek başına ne bilimin ne de tekniğin gelişkinliğini temsil etmektedir. Bu projelerin bir “medeniyet gelişimi” göstergesi olduğu ise safsatadan ibarettir.

Tayyip Erdoğan’ın, yukarıda yalnızca bir kısmı listelenen projeler ve olaylara dönük yapılan eleştirilere, “her şeye karşı çıkıyorlar” diye yaftalamasına ek olarak son dönemlerde bu eleştirileri yöneltenleri çağdışı olarak nitelendirmesi manidardır.
Ülkemizin kentlerinin, Tayyip Erdoğan ve arkadaşları tarafından yap poz tahtasına çevrilmemesi için gösterilen direnç bu bakımdan çok önemlidir.
Tayyip Erdoğan, Gezi Parkı’nda yapılmak istenen projeye karşı başlayan ve bir halk ayaklanmasına dönüşen Haziran Direnişi’nin de “iki-üç ağaç” meselesi olmadığını bildiği gibi, ODTÜ’de karşılarına çıkan direncin de sadece ODTÜ arazisinden geçirilmesi düşünülen yola karşı olmadığını bilmektedir.
Bütün panik ve korkuları bu yüzdendir.
ODTÜ’de fidan diken gençlerimizin üzerine parayla tutulmuş çeteleri salan, toplu taşıma hatlarını iptal eden, kısacası  halkla savaşan AKP mutlaka yenilecektir. 
Güzel ülkemizin kentleri aydınlık yarınlarda mutlaka ama mutlaka toplumcu mühendisler, mimarlar ve şehir plancıları tarafından tekrar yapılandırılacaktır.

back to top